Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli:

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, "Türkiye bugün oyun kurucu bir ülkedir. Bunu yapabilen, bunu hayata geçirebilen bir ülkedir. Bunun en somut yansıması da, Fırat kalkanı, Zeytin...

30 Ocak 2018 - 19:28 - Güncelleme: 30 Ocak 2018 - 19:28

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, "Türkiye bugün oyun kurucu bir ülkedir. Bunu yapabilen, bunu hayata geçirebilen bir ülkedir. Bunun en somut yansıması da, Fırat kalkanı, Zeytin Dalı operasyonudur" dedi.
Milli Savunma Bakanı Canikli, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerine Afrin operasyonu ile ilgili olarak bilgi verdi. Bakan Canikli, Afrin operasyonu hakkında bilgi vererek, Afrin operasyonunda şehit olan askerleri ve diğer şehitlere rahmet diledi. Canikli, "Bugün itibariyle PYD/YPG'nin, PKK'nın Suriye kolu olan bir terör örgütü olduğu tartışmasız bir gerçektir, çok net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu konuda en ufak bir tereddüt bulunmamaktadır. YPG/PYD PKK terör örgütünün Suriye koludur. PKK ile aynı yerden yönetilmekte, PKK ile aynı terörist havuzunu kullanmaktadır. PYD, YPG, PKK terör örgütü sınırlarımız boyunca Suriye'nin kuzeyine yerleşmiş, demografik yapıyı değiştirmiştir. Burada terörün kontrolünde bir siyasi yapılanma ve devlet oluşturma çabalarını hızlandırmışlardır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'ye yönelik terör tehdidinin büyüdüğünü belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'nin terör örgütünü silahlandırdığını vurgulayan Bakan Canikli, "Amerika Birleşik Devletleri'nin silah desteğini kesmesi için, Amerika Birleşik Devletleri'ni ikna etmek için bütünü yollar ve yöntemler denenmiştir. Ama ne yazık ki Amerika birleşik Devletleri bu politikasından vazgeçmemiştir. Terör örgütünün amacı, ülkemizin toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmaktır. Terör örgütü doğrudan ülkemizin bağımsızlığını ve hükümranlığını hedef almaktadır. Zeytin Dalı harekâtı öncesinde, Afrin'de yuvalanan terör örgütü tarafından hem Türkiye'ye ve hem de Fırat Kalkanı harekât alanı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki gözlem noktalarına 700'den fazla saldırı gerçekleştirilmiştir. Bu sayı bile tehdidin büyüklüğünü bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Terör örgütü, bölgede yaşayan halklara asimilasyon uygulamakta ve onları göçe zorlamaktadır. Bu şekilde ülkemizde topraklarından koparılmış 3,5 milyon Suriyeli mülteci yaşamaktadır. Bu da ülkemize yönelik güvenlik tehdidini artıran bir faktördür. Tüm bu nedenlerle Zeytin Dalı operasyonu, ülkemizin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumak, sınırlarımızı güvence altına almak ve Suriyeli kardeşlerimizin haklarını korumak amacıyla yapılmaktadır. Bu mücadele, Türkiye için bir varoluşsal mücadeledir, en doğal hakkımızdır ve bu mücadelenin ve operasyonun şimdi yapılması gerekiyordu. Bu operasyon geçen hafta sonu başlatılmamış olsaydı terör yapılanması güçlenmeye devam edecek, uluslararası alanda siyasi olarak tanınmak için zemin kazanmaya çalışacaktı. Bu nedenle, Zeytin Dalı operasyonunun ertelenme imkânı kalmamıştı. Eğer operasyon başlatılmamış olsaydı yakın bir gelecekte Türkiye çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaktı, çok daha büyük bedeller karşımıza çıkartılacaktı, çok büyük bedeller ödemek zorunda kalacaktı Türkiye" diye konuştu.
Harekâtın Türkiye'deki Suriyeli misafirlerin ve Suriye halkının temsilcisi olan Özgür Suriye Ordusu'yla birlikte yürütüldüğünü söyleyen Canikli, "Özgür Suriye Ordusu kuvvetleri Mehmetçik'imizle birlikte kendi topraklarını işgal eden teröristleri temizlemek için kahramanca mücadele etmektedirler. Özgür Suriye Ordusu, Suriyelilerin Türkiye tarafından desteklenen temsilcileri ve ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Bu çerçevede, Özgür Suriye Ordusunu "terörist" sıfatıyla tanımlamak en hafif ifadeyle cahilliktir. Böyle bir tanımlama Türk milletine, Türk Silahlı Kuvvetlerine hakarettir. YPG, PYD'yi terörist olarak tanımlayamayanlar, söyleyemeyenler; YPG, PYD, PKK'ya ağlayanlar, ÖSO, Özgür Suriye Ordusu üzerinden Türk Silahlı Kuvvetlerini maalesef karalamaya çalışmaktadırlar. Özgür Suriye Ordusu'nu terörist olarak tanımlamak, terör örgütlerine prim vermek anlamına gelmektedir ve terör örgütünün ağzıyla konuşmak anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.
Zeytin Dalı operasyonunun son derece titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Canikli şunları dedi: "Özellikle sivil zayiat olmaması için, harekâtın zaman planları dâhil, bu hassasiyet içerisinde gerçekleştirilmiştir. Esasında Türk ordusunun sivil kayıp yaşanmaması konusundaki samimi yaklaşım ve uygulaması Fırat Kalkanı operasyonunda da görülmüştür. Bu operasyonda sivil kayıp yok denecek kadar azdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin sivil zayiat hassasiyeti hiçbir orduda olmayacak kadar yüksektir. Bugüne kadar, Zeytin Dalı operasyonunda şu ana kadar Türk Silahlı Kuvvetlerimiz veya Özgür Suriye Ordusu kaynaklı sivil zayiat olmamıştır. Eğer sivillerle ilgili bir hassasiyetimiz, bir kaygımız olmasaydı, hiç kuşkunuz olmasın, bu harekât en geç on beş gün içerisinde tamamlanırdı. O nedenle, harekâtın zaman planlamasını da özellikle sivillere karşı aşırı hassasiyetimizin bir yansıması olarak görmek gerekiyor. Buna mukabil, terör örgütü ise sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaya başladı, her zaman yaptığı gibi. Esasında, bu zor şartlara rağmen sivil kayıp olmaması yani terör örgütünün sivilleri canlı kalkan olarak kullanma politikasına rağmen, şu ana kadar operasyonda sivil kayıp olmaması Türk milletinin bu konudaki samimiyetini ve hassasiyetini ortaya koymaktadır."
Canikli şunları kaydetti:
"Fırat Kalkanı operasyonunda olduğu gibi sahte sosyal medya platformlarından ve hesaplarından sivillerin zarar gördüğüne yönelik dezenformasyon çalışmaları yapılmaktadır. Örgüt, özellikle Batı kamuoyunda bu yolla desteğini artırmaya ve Türkiye aleyhine algı oluşturmaya çalışmaktadır ama bunların yalanları çok kısa sürede deşifre edilmekte ve bütün dünyayla paylaşılmaktadır. Bu senaryolar aslında sadece yurt dışında değil içeride de tezgâhlanmaya çalışılıyor. İçimizdeki terör destekçileri maalesef terör örgütüne destek veren açıklamalar yapmakta, sivillerin bombalandığına dair yalanlar ve iftiraları kamuoyuyla paylaşmaktadır. Bu mücadele, Zeytin Dalı operasyonuyla yurt dışındaki teröristlere karşı yürütülürken içeride de onların iş birlikçilerine ve destekçilerine karşı da yürütülmektedir. Makamı ve pozisyonu ne olursa olsun, kim olursa olsun bu milletin ekmeğini yiyip, bu ülkenin imkânlarından faydalanıp bu millete ihanet eden herkes hukuk kuralları çerçevesinde hak ettikleri cezaya mutlaka çarptırılacaklardır. "
Operasyonun ne kadar süreceğine ilişkin olarak Canikli, "Bölge terörden tamamen temizlenene kadar operasyon devam edecek. Terör tamamen temizlenmeden ve ülkemiz için tehdit olmaktan çıkarılmadan operasyon bitmeyecek. Bunun başka yolu yok. Yine soruyorlar: 'Teröristlerden temizlenen toprakları ne yapacaksınız, kime vereceksiniz'. Aslında, bu sorunun cevabı da açık, Fırat Kalkanı harekâtıyla kurtarılan bölgelerde, terörden temizlenen bölgelerde ne yapmışsak burada da onu yapacağız yani topraklarından ayrılmış olan bölge halkı öncelikle evlerine dönecekler. Bu şekilde Türkiye'deki Suriyeli mültecilerden çok sayıda kişinin Afrin bölgesine döneceğini tahmin ediyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Harekat planlandığı gibi başarıyla yürütüldüğüne dikkat çeken Bakan Canikli, "Harekatın başladığı günden bugüne kadar en az 649 terörist etkisizi hale getirilmiştir. Terör örgütlerine ait sığınak, mühimmat deposu, silah mevzi olarak kullanılan 458 hedef Hava kuvvetlerimiz tarafından imha edilmiştir. Kara harekatı kapsamında da 4 bin 370 hedef ateş altına alınmıştır. Bugüne kadar 5'iTürk Silahlı Kuvvetlerimizden, 24'ü ÖSO mensubu olmak üzere 29 şehidimiz vardır" şeklinde konuştu.
Canikli şöyle konuştu:
"Ordumuzun ihtiyaç duyduğu her türlü lojistik destek ile diğer mal ve hizmetlerin süratle karşılanabilmesi amacıyla gerekli her türlü tedbir alınmıştır. Karargâh ile cephe arasında mükemmel bir uyum söz konusudur. Hiçbir lojistik ve tedarik problemi bulunmamaktadır. Harekâtı 'başkomutan' sıfatıyla zaten doğrudan Cumhurbaşkanımız komuta etmektedir."
Zeytin Dalı operasyonunda yerli kaynakların kullanıldığını ifade eden Canikli şunları kaydetti: "Zeytin Dalı harekâtının önemli bir özelliği de yüksek oranda millî imkânlarla geliştirilmiş ve üretilmiş harp silah, araç ve mühimmatlarının kullanıldığı bir operasyon olmasıdır. Eğer üretilen silah, mühimmat ve diğer araç ve gereçlerde bugün yaşadığımız millîlik ve yerlilik kapasitesini yakalamamış olsaydık kesinlikle bu harekâtı yapmamız, sürdürmemiz söz konusu bile olamazdı. Harekâtta kullanılan mühimmatın hemen hemen tamamını yerli imkânlarla üretme kapasitesine sahibiz. Millî taarruz helikopterimiz olan T129 Atak helikopterimiz ilk defa sınır ötesi bir operasyonda görev almıştır ve görevini sürdürmektedir. Zeytin Dalı harekâtında yeni geliştirdiğimiz teknolojilerle donatılan millî İHA'larımız Afrin'de de görev başındadır. Makina Kimya tarafından üretilen çok namlulu roketatarlar, fırtına obüslerimiz yine görev başındadır; ayrıntılarına girmiyorum ama özellikle, F16'larımız tarafından kullanılan akıllı ve güdümlü mühimmatın bombaları Makina Kimya tarafından, güdümleri ASELSAN tarafından yüzde 100 yerli ve millî olarak yapılmaktadır ve yer altı sığınakları bu millî imkânlarla ürettiğimiz akıllı ve güdümlü mühimmatlarla son derece etkili bir şekilde vurulmakta ve ortadan kaldırılmaktadır."
Canikli Türkiye'nin stratejisine ilişkin olarak, "Bölgeye dayatılmak istenen proje var. Bu proje belli bir noktaya geldikten sonra Türkiye'nin müdahalesiyle, Türkiye'nin aleyhine olabilecek şekilde hayata geçirilmesi engellendi, engellenmeye çalışılıyor" dedi.

Kaynak: İHA
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bugün hava nasıl olacak?|19 Şubat 2018 yurtta hava durumu
Bugün hava nasıl olacak?|19 Şubat 2018 yurtta hava durumu
Cumhurbaşkanı talimat verdi, ‘Tünel Projesi’ onaylandı
Cumhurbaşkanı talimat verdi, ‘Tünel Projesi’ onaylandı